Beyin Göçü’nün Bilinmeyen Yönleri

beyin

Beyin göçü genel olarak, bir ülkenin eğitimli, kültürlü, alanında gelişmiş vasıflara sahip vatandaşının başka ülkeye kalıcı olarak göç etmesidir.

Donanımlı, yetişmiş insanını başka ülkelere kaptıran ülkelere “beyin göçü veren ülkeler” , bu insanları kendine çeken ülkelere ise “beyin göçü alan ülkeler” denir.Sosyal, Ekonomik ve Hukuk gibi kavramlar beyin göçü’nün en önemli sebepleri arasında gösterilirler.Beyin göçü veren ülkelerde başta sosyal, ekonomik ve hukuk alanları olmak üzere çok sayıda alanda problemler mevcuttur.Bundan farklı olarak beyin göçü alan ülkelerin ise genelde ekonomik refah seviyesi yüksektir ve hukuk sistemi oturmuştur.Ülkedeki sorunlar minimalize edilmiştir.

Beyin göçü alan ülkeler bu durumdan olumlu yönde etkilenirken, doğal olarak da beyin göçü veren ülkelerin de bu durumdan kötü yönde etkilenmesi gerekir, peki gerçekten böyle midir ? Hiç sanmıyorum…Hadi öyleyse gelin size beyin göçü veren ülkelerde kimlerin bu durumdan olumlu yönde, kimlerin olumsuz yönde etkileneceklerini anlatayım:

İki Kişilikli Yöneticiler

Sizlere önceki cümlelerimde beyin göçü veren ülkelerin sosyal, ekonomi, hukuk gibi alanlarda problemleri olan ülkeler olduğunu söylemiştim.Bu ülkelerde yaşayan insanlar genelde bilgiden, sorgulama ve eleştiri becerilerinden yoksundur, kişilikleri oluşmaya başladığı andan itibaren egemen güçlerin istekleri doğrultusunda yetiştirilirler ve karakterleri bu doğrultuda oluşur.Yani kalıplarını kırmadıkları sürece, sorgucu ve eleştirel düşünme becerisini kazanamadıkları sürece girmiş oldukları kalıplarda ömür boyu yaşarlar.Böyle bir ülkede beyin göçü olduğu için de o ülkenin yöneticileri genelde bu durumdan memnun kalırlar.Çünkü böyle bir ülkede bilinçli bir insan olması demek kendi çıkarlarının, düzenlerinin bozulma tehlikesine girmesi demektir.İktidarlarını cehalet üzerine kurmuşlardır.Bu sebepledir ki vasıflı insanların kendi ülkelerinden başka ülkelere kalıcı olarak yerleşmelerini içten içe isterler(her ne kadar bu durumu söylemeseler de).

Yani beyin göçü, ülkeyi yönetenler için, özellikle cehaletten beslenen yöneticiler için faydalı bir durumdur.Halk tarafından bakacak olursak eğer: Beyin göçü halk tarafında olumsuz bir etki gösterir.Çünkü ülkeyi geliştirecek insanlar ülkeyi terk etmektedir, ancak halk bu durumun genellikle farkında olmaz nedeni ise beyin göçü veren ülkelerin çoğu alanda sıkıntıları bulunduğu için halk zaten bir çok olumsuzlukla boğuşmaktadır, yaşam mücadelesi vermekten kendini geliştirebilecek durumda değildir, diğer yanda ise egemen güçler , ülkeyi terkeden vasıflı insanların zaten ülke için zararlı insanlar olduklarını halkın zihinlerine kazımıştır bile…

Gelişmemiş ülkelerdeki yöneticilerin beyin göçüne karşı takındıkları bu tutum ahlak bakımından olumsuz bir örnektir.Çünkü toplumun çıkarlarını gözardı etmektedirler.Kendi çıkarları, toplumun çıkarlarının önüne geçmiştir.Yani beyin göçü veren ülkelerdeki insanlar acımasız yöneticilerin ellerinde kaderlerine terk edilmiştir.

Sonuç

Sevgili okurlar, çoğu şey aslında gördüğümüzden ve düşündüğümüzden farklıdır.Ben bu yazımda size bu savımı örnek konu bularak anlattım.Araştırmak, sorgulamak sizi her zaman ileriye götürür, bundan çekinmeyiniz.Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle, kendinize iyi bakın, sağlıcakla kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir